Bir Güvenlik Sorunu Olarak Kıbrıs’ın Enerji Kaynakları ve Uluslararası Aktörlerin Politikaları

Serdar ÖRNEK
Yrd. Doç. Dr., Kocaeli Üniversitesi, İİBF, Uluslararası İlişkiler Bölümü Uluslararası Hukuk Anabilim
Dalı Başkanı

Baransel MIZRAK
Marmara Üniversitesi, Ortadoğu Araştırmalar Enstitüsü, Ortadoğu Siyasi Tarihi ve Uluslararası
İlişkileri Bölümü Doktora Öğrencisi

 

 

Özet

Enerji arzı ve enerji güvenliği günümüz devletleri açısından büyük önem taşımaktadır.  Bu çalışmada, 2000’li yıllarda Doğu Akdeniz bölgesinde önemli miktarda enerji kaynağının var olduğunun ortaya çıkmasıyla birlikte yaşanan gelişmeler analiz edilmektedir. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, tüm adayı temsil ettiği iddiasıyla bölge ülkeleri ile münhasır ekonomik bölge antlaşmaları gerçekleştirmiş ve sözde münhasır ekonomik olarak ifade edilen bölgelerde bazı enerji şirketleri ile hidrokarbon kaynaklarının araştırılması antlaşmalarını imzalamıştır. Bu gelişmeler üzerine Türkiye bu girişimin uluslararası hukuka aykırılığını vurgularken söz konusu bölgede GKRY adına yapılan çalışmaları engelleme girişimlerinde bulunmuştur. Ayrıca KKTC ile Türkiye arasında yapılan antlaşmalar ile iki devlet arasındaki münhasır ekonomik bölge tespit edilmiş ve TPAO anlaşma sağlanan bölgede hidrokarbon kaynaklarını arama ve çıkarma çalışmalarına başlamıştır. Kıbrıs sorununun kalıcı bir şekilde çözüme ulaştırılması durumunda, konunun tüm taraflarının kazançlı çıkabileceği hidrokarbon kaynakları, bölgedeki gerilim artmasına sebep olmuş ve bir güvenlik sorunu haline dönüşmüştür. GKRY konuyu uluslararasılaştırarak, Türkiye’nin çalışmalarını engellemesini önlemeye çalışmaktadır. Dolayısıyla, bu çalışmada bazı uluslararası ve bölgesel aktörlerin konuya yaklaşımları incelenmektedir.

Anahtar Kelimeler: Enerji Arzı ve Güvenliği, Doğu Akdeniz, Münhasır Ekonomik Bölge, Bazı Uluslararası ve Bölgesel Aktörler

Abstract

The supply for energy and ensuring its safety is of great importance for today’s states. This study analyses the developments that have occurred around the 2000s when an important amount of energy resources was discovered in the Eastern Mediterranean zone.  The Southern Cyprus Greek Administration claimed that they were the only authority to represent the island and signed exclusive economic zone agreements with neighbouring states along with deals that enabled various energy companies to carry out hydrocarbon exploration activities in some areas within so-called exclusive economic zone. Following these developments, Turkey emphasized the situation’s contradictory nature for international law and attempted to block these activities that initiated on behalf of Cyprus Greek Administration. At the same time, the exclusive economic zone agreements are made between the Turkish Republic of Northern Cyprus and Turkey and TPAO (Turkish Petroleum Incorporated Company) started to conduct hydrocarbon exploration and exploitation activities in the zone which is agreed upon. Instead of driving benefits for all parties of the Cyprus Problem in case of reaching sustainable solution, hydrocarbon resources led to the tension in the area and turned into a security problem for the parties that involved. The Cyprus Greek Administration brought the issue to the international arena and thus trying to hamper Turkey’s justified actions. Therefore, the approaches of some international and local actors are being analysed in this study.

Key Words: The Supply for Energy and its Safety, the Eastern Mediterranean, the Exclusive Economic Zone, Some International and Regional Actors